NEHİR GERGİN
Bu Araştırma 2007 Yılında Hazırlanmıştır.
TÜRKİYE’DE ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ VE TÜKETİM ALIŞKANLIKLARININ DEĞİŞİMİ İLE BİRLİKTE PERAKENDE PAZARLAMASINA ETKİLERİ
Türkiye'de son yıllarda alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artmaya başladı. Artan sayıyla birlikte alışveriş merkezlerinin büyüklükleri ve kaliteleri de tartışılmaya başlandı.
Alışveriş merkezlerinin günlük hayatımızdaki yeri her geçen gün artıyor. İlk olarak 1988'de 42 bin metrekarelik alana sahip Galleria-İstanbul ile alışveriş merkezleriyle tanışan Türkiye'de, 17 yıl sonra bugün, alışveriş merkezlerinin kapladığı toplam alan 1.9 milyon metrekareye ulaştı.
Toplam alışveriş merkezi sayısı ise 92 oldu. Ama DTZ Pamir&Soyuer Gayrimenkul Danışmanlık'ın hazırladığı rapor, Türkiye'de bu konuda hala ciddi bir potansiyel bulunduğunu ortaya koyuyor. Potansiyelin çekim merkezi ise İstanbul. Halihazırda Türkiye'deki toplam alışveriş merkezlerinin yüzde 41'i İstanbul'da bulunuyor. Anadolu'da ise başta Ankara ve İzmir olmak üzere İzmit, Diyarbakır, Antalya, Gaziantep, Kayseri, Bursa, Konya gibi 20 ilde alışveriş merkezleri bulunuyor.
Uzmanlar, İstanbul’da iyi bir konum ve mağaza karmasına sahip, ulaşımı kolay olan aynı zamanda sineması bulunan ve ana kiracısı hipermarket olan bir alışveriş merkezinin, yılda ortalama 15-18 bin ziyaretçi aldığını belirtiyor. Bu rakamın nüfus ve ekonomik koşullara göre değişmekle birlikte, Anadolu kentlerinde ise 10-12 bin kişi arasında değiştiği kaydediliyor.
Bin kişiye 75 metrekarelik alan
DTZ ortaklarından Firuz Soyuer, İstanbul'da her bin kişiye 75 metrekarelik alışveriş merkezi alanı düşmesine karşın, Avrupa kentlerinde bu rakamın 300 metrekareye kadar tırmandığını belirtiyor. Soyuer, başta İstanbul olmak üzere, Türkiye'de alışveriş merkezlerinin hızla artacağını öngörüyor. Günümüzde 92 adede ulaşan alışvriş merkezlerinin hem adet, hem de alan olarak yüzde 41'inin İstanbul'da bulunduğunu hatırlatan Soyuer, "Şu anda İstanbul'da 39 alışveriş merkezi aktif durumda. Ama planlanan ve yapım aşamasında olan 19 yeni proje ile İstanbul bu konudaki liderliğini sürdürecek" diyor.
Bu tür yatırımlarda bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Soyuer, "Ekonomik refah düzeyi, arzın sunulduğu lokasyonun nüfus yoğunluğu ve kişilerin alışveriş tercihlerinin ne kadarını bu tür merkezlerden karşılamayı tercih ettikleri gibi etkenler, yatırım kararında önemli kriterler. Örneğin ABD'de toplam alışverişin yüzde 50'si alışveriş merkezlerinden karşılanırken, bu oran Avrupa'da yüzde 25'lere düşüyor. Türkiye'de ise yüzde 10'larda. Bu tablo da yatırımcıları bu konuda haklı çıkarıyor" diye konuşuyor. Cevahir Alışveriş ve Eğlence merkeziyle İstanbul'da toplam alışveriş merkezi alanının 858 bin metrekareye ulaştığını belirten Soyuer, bu rakamın bir kaç yıl içinde ikiye katlanacağını söylüyor.
Hangi alışveriş merkezi neden en büyük?
Alışveriş merkezlerinin gelişimi sadece Türkiye'de değil, dünyada da hızlı biçimde sürüyor. Soyuer bu konuda ise en büyük potansiyelin başta Çin olmak üzere Güney Asya ülkelerinde olduğunu vurguluyor. Bunun nedeni ise güçlü nüfus yoğunluğu ve ekonomideki hızlı gelişim.
Peki Türkiye'deki alışveriş merkezleri, dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında nerede duruyor? Bu konuda bir sınıflama ya da sıralama bulunuyor mu? Soyuer, bu sorunun iki farklı cevabı olduğunu söylüyor. Nitelik olarak Türkiye'deki alışveriş merkezlerinin, Avrupa veya Amerika'dakilerden farkı olmadığını savunan Soyuer, "Bir Amerikalı alışverişte nasıl davranıyorsa, Çinli de Türk de aynı biçimde davranıyor. Söz konusu alanlarda bulunan markalara bakıldığı zaman hepsinin zaten küresel olduğu görülüyor. Farklılık yaratan unsurlar arasında ülkelerin mimarisi ve damak zevki sıralanabilir" diyor.
Cevahir büyük
Alışveriş merkezlerinin sınıflandırılması konusunda İngiliz ve Amerikan kökenli iki farklı uygulama bulunduğunu anlatan Soyuer, "Örneğin alışveriş merkezlerinin çıktığı Amerika kökenli Uluslararası Alışveriş Merkezleri Derneği, International Council of Shopping Centers (ICSC) kriteri, söz konusu yerlerin sahip olduğu kiralanabilir alanın büyüklüğü olarak kabul ediliyor. Buna göre bir merkezin büyüklüğü toplam alan, mağaza sayısı ya da kaç kiracısının bulunduğuyla değil, tamamen kiralanabilir alanın büyüklüğüne göre belirleniyor" diye konuştu.
Hızlı gelişim nedeniyle "en büyük alışveriş merkezi hangisidir" sorusunun sıkça değiştiğini anlatan Soyuer, "Örneğin Cevahir, ilk açıldığında dünya ve Avrupa sıralamasında önemli büyüklükte sayılan bir merkezdi. Sonuç olarak 108 bin metrekare alana sahip ve bu iyi bir oran. Ama bu oran Cevahir'i dünyanın en büyüğü yapmıyor. Şu anda en büyük sıralamasında ilk dörtte Çin'de açılan alışveriş merkezleri bulunuyor” dedi.
Soyuer, İngiliz kriterlerinin ise merkezlerin bulunduğu lokasyon ve fonksiyonuna göre değiştiğini belirterek, alışveriş merkezlerinin, şehir içinde Town Center (Akmerkez), şehir kenarlarında (Kozyatağı Carrousel) ve perakende parkları (İKEA) gibi kategorilere ayrıldığını anlattı. Soyuer, İstanbul'daki alışveriş merkezlerinin, kent içindeki mekan sıkıntısı nedeniyle, şehir kenarlarına doğru kaydığına da dikkat çekti.
En büyük başka, en iyi başka
Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nurşin Oral ise, alışveriş merkezlerinin sadece boyutları çerçevesinde değil; ziyaretçi sayısı, mağaza adedi ve çeşitliliği, konumu ve benzeri pek çok kritere göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Oral, bu konuda referans olarak, AMPD'nin de üyesi olduğu ICSC'yi gösteriyor. ICSC'nin bu konuda güncellediği bir çalışması olduğunu hatırlatan Oral, "Avrupa için alışveriş merkezlerinin standartları belirlendi. Buna göre alışveriş merkezleri bölgesel ölçekli, orta ölçekli, küçük ölçekli veya outlet merkezleri, perakendeciler parkı, semt merkezleri gibi kategorilere ayrılıyor. Buna göre Cevahir'in açılmasıyla, Türkiye'de de üst bölgesel alışveriş merkezi kategorisinden bahsetmek mümkündür" dedi.
Metrocity Genel Müdürü Semet Yolaç de, alışveriş merkezlerinin öneminin, yer ve hedef kitlesine göre değiştiğini söyleyerek, “Her lokasyona aynı alışveriş merkezini koyamazsınız. En büyük olmak en iyi olmak anlamına gelmiyor” diyor. Yolaç, Türkiye'de özellikli alışveriş merkezlerine doğru bir gidişatın bulunduğunu belirterek, "Burada güçlü bir eğlence merkezi ya da farklı kompleksler olabiliyor" dedi.
“Salt bir bina yapmakla büyük olunmuyor. İyi olmak için çok fazla kriterin yerine getirilmesi gerekiyor” diyen Profilo Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Nuri Aka ise, büyüklüğün yanında yerin, müşteri kitlesine uygun mağaza karması ve markaların bulunmasının da önemli olduğunu söylüyor.
6 milyar dolarlık pazar
Türkiye, alışveriş merkezi sayısı bakımından hala Avrupa'da sonuncu sırada bulunuyor. Cevahir Alışveriş Merkezi'nin açılması ile birlikte Türkiye'de kiralanabilir alışveriş merkezi alanı 1 milyon 900 bin metrekareye ulaştı. Bu konuda Türkiye'ye en yakın ülke olan Polonya'da bile, bu oran 3 milyon 500 bin metrekare.
Türkiye'de alışveriş merkezi sektörünün büyüklüğü yaklaşık 6 milyar dolara ulaşırken, mekanların sayısı hala 100'ü geçmedi. İstanbul'da 39 adet alışveriş merkezi bulunuyor. 2005 ve 2007 arasında, ülke genelinde yapımı planlanan alışveriş merkezi sayısı ise 46 ve bunların yarısından fazlası İstanbul'da hayata geçirilecek.
İstanbul’daki yeni projeler
İstinye Park, Maslak Teras, Doğuş Power Center, Kanyon Levent, Tat 2000, Tat Towers, Şişli Plaza, Forum TEM, Kale Home Center, Bakırköy Shopping Center, Doğuş Marktplatz, Westa Shopping Center, Atrius Shopping Center, M1 Meyden Phase II, Carrefour Maltepe Phase II, Galata Port Project, Carrefour Merter, Kozken Shopping Center.
Bin kişiye, 28 m2 alışveriş merkezi!
AMPD verilerine göre bin kişiye düşen kiralanabilir alışveriş merkezi alanı Norveç`te 734, İngiltere`de 230 metrekare iken Türkiye`de henüz 28 metrekare.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı büyük mağazaların kuruluş ve çalışma koşullarını belirleyen yasa tasarısı taslağına son şekli verdi ama Türkiye , bin kişiye düşen alışveriş merkezi alanında Avrupa ortalamasının çok altında. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD ) verilerine göre Türkiye `de bin kişiye düşen kiralanabilir alan (alışveriş merkezi içindeki mağaza alanı) 28 metrekare. Bu alan İstanbul `da 60 metrekareye çıkıyor. Oysa bu alan Norveç `te 734, İngiltere `de 230, İtalya `da ise 121 metrekare düzeyinde. Avrupa `nın 34 ülkesinde toplam 83.3 milyon metrekare kiralanabilir alan ve 4 bin 315 alışveriş merkezi bulunuyor. 13.5 milyon metrekare alışveriş merkezi kiralanabilir alanı ile İngiltere ilk sırada yer alırken onu 12.8 milyon metrekare ile Fransa takip ediyor. Türkiye `deki kiralanabilir alan 1 milyon 930 bin metrekare, alışveriş merkezi sayısı ise 102. İnşaat halinde ve planlananlarla birlikte Türkiye `de 136 yeni alışveriş merkezinin faaliyete geçmesi beklenirken 4 yıl içinde toplam alışveriş merkezi alanının da 3-4 milyon metrekareye ulaşacağı hesaplanıyor.
ANADOLU `DA GELİŞME Alışveriş merkezlerinin Türkiye `deki gelişimi 1988 yılına dayanıyor. Sektörde ilk olarak İstanbul öne çıkıyor. 1988-2000 yılları arasında açılan toplam 48 alışveriş merkezinin üçte biri İstanbul `da, geri kalanı Anadolu `nun 13 ilinde açılırken 2000`li yıllara gelindiğinde Anadolu da hareketleniyor. Özellikle 1999 ve 2004`te Anadolu `da alışveriş merkezi açılış hızı dikkat çekici bir şekilde artıyor.
Türkiye "nin tek alışveriş merkezi danışmanı Avi Alkaş bu konuda dünyada da önemli bir isim. Alkaş, alışveriş merkezleri konusunda Ortadoğu ve hatta Avrupa "nın ilerisinde olduğumuzu söylüyor.
O Türkiye "nin "Alışveriş merkezi danışmanı ". 11 senedir yerli yabancı tüm yatırımcı ve perakendeciler, alışveriş merkezi kurmadan önce ona danışıyor. Alkaş projeyi hazırlıyor ve yatırımcılara sunuyor. Kendi deyimiyle unu, yağı ve tüm malzemeleri doğru harmanlayıp alışveriş yapacak olana hoş tatlar verip yatırımcısına da iyi karlar sağlayacak, sektörde aşama kaydeden farklı örnekler oluşturacak, iyi bir helva yapmaya çalışıyor. İşte bu başarılı işadamı şimdiye kadar birçok alışveriş merkezine imza attı. Akmerkez , Carousel , Nautilius , Metrocity , İstinye Park , Olivium , Mayadrom , Profilo Alışveriş Merkezi , Flyinn , Kale Home Center , Maxi Shopping City bunlardan sadece bazıları. Biz de günden güne çoğalan alışveriş merkezlerini Avi Alkaş ile masaya yatırdık.
Şu an Türkiye "de toplam 188 aktif alışveriş merkezinin bulunduğunu söyleyen Alkaş "Bunların 61 tanesi İstanbul "da. Ama bunların dışında halen inşaat halinde 66, planlanan 84 tane alışveriş merkezi var. Bunlara da her geçen gün yeni projeler katılıyor" diyor. "Bu kadar çok alışveriş merkezine gerek var mı?" diye sorduğumuz Avi Alkaş "Bir geleneksel perakende, bir de organize perakende var. Semt pazarları ile cadde ve bina altı mağazalarını düşündüğümüzde Türkiye "de geleneksel perakendenin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Bunun organize perakendeye kayması için daha çok alışveriş merkezinin açılması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca bu durum Türkiye "nin gelişmesi açısından da önemli" diyor.
SOKAK MAĞAZACILIĞI BİTECEK
"Bazı bölgelerde Avrupa "ya göre çok gerilerdeyiz ama Ankara "daki ve İstanbul "daki alışveriş merkezlerimizle Avrupa "nın üstüne çıkıyoruz" diyen alışveriş merkezleri danışmanı Alkaş, bizim mağazacılığımızın Ortadoğu "daki mağazalardan ve Doğu Avrupa "daki mağazalardan görsel sunum açısından çok daha iyi olduğunu söylüyor. Buna istinaden sokak mağazacılığının da belli bir süre sonra biteceğini söyleyen Avi Alkaş şöyle devam ediyor: "Günden güne büyük alışveriş merkezlerinin açılması ve insanların buralara akın etmesi mahallelerdeki anne baba mağazalarının bir süre sonra bitmesine neden olacak. Modern şehir planlamasında da sanıyorum doğrusu bu olacak."
Bunun sebeplerini de şu sözlerle açıklayan Avi Alkaş "Tüketici olarak baktığımızda sokaklardan alışveriş merkezlerine inanılmaz bir akış var. Dolayısıyla da bu durum daha çok alışveriş merkezi oluşumunu tetikliyor. İnsanlar artık hafta sonları gezmek için semt değil, "Acaba bu hafta hangi alışveriş merkezine gitsek" diye düşünüyor. Çünkü merkezlerin içinde artık dışarıda bulabileceğiniz her türlü şey var. İsteyen arkadaşlarıyla bir kafede oturur sohbet eder, ister sinemasına gider, ister yemeğini yer" diyor.
Elma ve tarçın kokusu alışverişi tetikliyor
Alışveriş merkezlerini yaparken insanların kendilerini iyi hissetmelerine öncelik verdiklerini anlatan Avi Alkaş "Bunu da başardık . Kadın ve çocuk mağazalarını bir arada bulunduruyoruz. Alışveriş merkezinin içine elma ve tarçın kokuları sıkıyoruz. Bu kokular alışverişin daha fazla yapılmasını sağlıyor . Merdivenlerin çalışma yönlerine de dikkat edin, hepsi tüm mağazaları görebileceğiniz şekilde tasarlanıyor" diyor.
Türkiye "nin bir outlet mağazacılığı cenneti olduğunu da sözlerine ekleyen Alkaş "Outletlerin arkası gelecek. Yakın zamanda daha birçok outlet alışveriş merkezleri açacağız. Tabii her zamanki gibi bu merkezleri hangi semtlerin ihtiyacı varsa, kimin yaşam tarzına uygunsa oralara açacağız. Çünkü üst tabakanın olduğu yere açılırsa kimse alışveriş yapmayacağı için kapanır " diyor.
Her birinin ayrı özelliği var
OLİVİUM bence bir başarı hikayesidir. Outlet üzerine yapılmış en iyi alışveriş merkezidir.
KALE CENTER tam bir halk merkezidir. Yani ne pahalı lüks bir merkez ne de outlettir. İkisinin ortasında herkese hitap edebilecek şekilde kurgulandı.
AKMERKEZ kesinlikle Türkiye "nin en iyi ve en özel alışveriş merkezi.
İSTİNYE PARK Çok farklı bir alışveriş merkezi oldu.
CITY "S şehriçi merkezi olarak farklı oldu.
ASTORIA "DA yine değişik bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
EN İYİ BEŞ ALIŞVERİŞ MERKEZİ
Akmerkez
İstinye Park
Ankara Armada
Carousel
Olivium
İSTİNYE PARK çok farklı bir alışveriş merkezi oldu.
CITY "S şehriçi merkezi olarak farklı oldu.
ASTORIA da yine değişik bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
Avi Alkaş kimdir?
Avi Alkaş Türkiye "de alışveriş merkezi danışmanı unvana sahip olan tek kişi. Halen ICSC "nin (Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi ) Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi . Beş yıldır da Avrupa jüri üyeliğini yapıyor. Alışveriş Merkezi ve Perakendeciler Derneği "nin de kurucu üyesi ve başkan vekili. Ayrıca ICSC tarafından Dubai "de düzenlenen Alışveriş Merkezleri Uluslararası Mesleki Gelişim Okulu"na eğitmen olarak davet edilen ilk Türk uzmanı. Avi Alkaş bu işe Akmerkez "in genel müdürlüğünü yaparak başladı. Ardından Carousel , İzmit Outlet Center projelerinde yer aldıktan sonra 1997 yılında Alkaş Alışveriş Merkezleri Danışmanlık Ldt . Şti . adıyla kendi şirketini kurdu.
Piyasada `bakkal amca` kalmıyor
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun , 2002-2006 yılları arasında 60 bin 938 bakkal esnafının mesleğini bıraktığını belirterek, `Alışveriş merkezlerinin sayılarındaki artış, beraberinde bazı problemleri de ortaya çıkarmıştır` dedi. CHP Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu `nun bakkal esnafının sorunlarına ilişkin soru önergesini cevaplandıran Coşkun , Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi `nin verilerine göre, 2002-2006 yılları arasında Türkiye genelinde 60 bin 938 bakkal esnafının mesleğini bıraktığını bildirdi.
Türkiye `de 1990`h yılların başlarında ivme kazanan marketleşme sürecinin, büyük bir gelişim gösterdiğine dikkati çeken Coşkun , `Her türlü tüketim maddesi ve ihtiyaç malzemesinin perakende ticaretinin yapıldığı ve `büyük mağaza` diye adlandırılan bu alışveriş merkezlerinin sayılarındaki artış beraberinde bazı problemleri de ortaya çıkarmıştır` görüşüne yer verdi.
Bu problemlerin önlenmesi amacıyla büyük mağazaların kurulması, ticari faaliyette bulunması ve denedenmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Büyük Mağazalar Kanunu Tasarısı hazırlandığını belirten Coşkun , 4 ay önce TBMM Başkanlığı `na sunulan tasarının tüketici haklarına, modern kentleşmeye ve rekabet şartlarına olumlu katkı sağlanmasına yönelik düzenleme olduğunu vurguladı.
Kronolojik Gelişim http://www.sansursuz.com/haberler/templates/sansursuz-yazar.asp?articleid=58706&zoneid=7&y=63
Pazar yerinden alışveriş merkezlerine veya Macy’s gibi dev mağazalara doğru süreçte, ticari olduğu kadar sosyal ilişkiler açısından da alışveriş ortamları 2000 yıllık tarihleriyle epeyce aşama geçirmiş durumdalar. M.Ö. 7. yüzyılda, Yunancada insanların bir araya gelmelerini ifade etmek için kullanılan "agora" kelimesi, daha sonraki yüzyılda, "pazaryeri" anlamında kullanılmaya başlamıştı. Zaman içinde agora, sosyal, ekonomik, politik ve hatta dinsel unsurların birbirine karıştığı kentsel bir mekana dönüşerek yüzyıllar boyunca kent morfolojisi içindeki önemini korudu. Günümüzde verilen isimler de bu tür yerlere, galeria-karum-armada-capitol vs. hep bu devasalığı gösteren kelimeler.
M.Ö. 2.yüzyılda Roma'da, içinde meyveden, çiçeklere, canlı balıklardan Uzakdoğu'nun ender bulunan ürünlerine kadar bir çok malın satıldığı 6 katlı 150 dükkandan meydana gelen Trajan pazarları vardı. Günümüzün çok katlı, geniş alanlı, çok sayıda dükkanı bünyesinde bulunduran alışveriş merkezleri gibi. Ortaçağ Avrupası’nda alışveriş, sadece alt gelir grubu ve hizmetkarların yaptığı bir faaliyet olarak karşımıza çıkmakta ve dükkanlar okuma yazma bilmeyenlere yönelik simgeler ve işaretlerle tanıtılmaktaydı.
İlk mağaza vitrinleri ise, 16.yüzyılda Avrupa'da, cam yapım tekniğinin gelişmesi ile beraber ortaya çıkmıştır. Mağaza vitrini diyince New York’un yılbaşı dönemi vitrinlerinin sözünü etmeden geçmemek gerek. Özel tasarım vitrinler, Macy’s in her biri ayrı konuyu hikaye eden hareketli insan ve hayvan figürlerinin müzik eşliğinde animasyonlu vitrinleri olağanüstü güzellikteydi. Turistlerin ve gelip geçen herkesin durup vakit geçirdiği ve video-fotoğraf çekimi yaptığı yerler olmuştu bu vitrinler. Tarihi sürece devam edecek olursak, alışveriş yerlerinin bir araya toplandığı bulvar veya semtler, "her gün bir alışveriş günüdür" sözü ile insanları tüketim toplumu olma yolunda kendine çekmişti. Böylece alışveriş, tüm toplumda yaygınlaştırılmaya başladı.
Bu tarihsel gelişim içinde, Türkler de pazar yerleri ile alışveriş ortamını yakalamışlardı. Selçuklu ve Osmanlı döneminde giderek gelişen çoğalan haliyle hanlar-arastalar- kapalı çarşı gibi ticaret alanları kent merkezlerinin vazgeçilmez unsuru oldular. Diğer toplumlarda olduğu gibi Osmanlı toplumunda da alışveriş mekanları sosyal hayatın da önemli unsurlarıydı. Joson Goodwin'in Ufukların Efendisi adıyla Türkçeye çevrilen eserinde geçen şu cümle durumu özetliyor: "Osmanlı Devleti'nde herkes güzdüz pazara, sokağa çıkar, birbiriyle karışır, dini dili ne olursa olsun iş görür, dostluk kurar, akşam olduğu zaman herkes kendi evine çekilir ve orada adetine, dinine, geleneğine göre yemeğini yer, akşamını geçirir". Türk kentlerinde Avrupa ile eşzamanlı olarak sanayi devrimini yaşanmamasına rağmen, 18.yüzyılın sonlarından itibaren, Avrupa ile ticari ilişkiler gelişti ve kent merkezlerinde bir yanda geleneksel ticaretin devam ettiği mekanlar, diğer yanda yabancı tüccarların, toptancıların yer aldıkları yeni alanlar ortaya çıkmaya başladı.
Tarih boyunca değişik mekansal şekillerle karşımıza çıkmış olsalar bile, günümüzün alışveriş merkezleri ve mağazalarının benzer örnekleri 19.yüzyılda ortaya çıktı. 1852 yılında Paris'te Le Bon Marché isimli küçük bir tuhafiyeci dükkanının, sonradan içinde aynı marka altında bir çok ürünün satıldığı büyük bir mağazaya yani ilk departmanlı alışveriş merkezine dönüşerek Avrupa ve Amerika'da yaygınlaşması ile Bon Marche (Bonmarşe) ismi büyük mağazaları (department store) tanımlamakta kullanılan genel bir terim haline gelmiştir.
Türkiye’de İstanbul’da da bu terim bilinir oldu, açılan mağazalara bu isim verilmeye başlandı.
20.yüzyılın başlarından itibaren, kent merkezlerinde trafik sorunu, otopark problemleri, hava kirliliği, gürültü vs. gibi sorunlarla alışveriş açısından cazibesini kaybetmesine, yerleşim ve istihdamın kent merkezleri dışına kaymasına neden olmuş, günümüzde örneklerini gördüğümüz kent merkezi dışı “shoping mall” lar açılmıştır. Bu tür alışveriş merkezlerinin ilk örnekleri de Amerika'daki banliyölerde ortaya çıkmaya başlamıştır. Özellikle 1950'lerden sonra, kent merkezlerinde yapılan ticaretin hacmi azalmamış fakat beraberinde buna paralel olarak kent merkezi dışında açılan alışveriş merkezlerindeki ticaret daha yoğun hale gelmiştir. Benzeri süreç daha sonra Avrupa'da da yaşanmıştır. Son duruma baktığımızda, hem kent içi hem kent dışı alışveriş merkezleri veya büyük mağazalar işlevlerini paralel olarak yerine getirmekteler. Macy’s, Century 21, Marshalls, Manhattan Mall gibi merkezdekilerin yanı sıra, Macy’s in Long Island veya Brooklyn’deki merkez dışı alışveriş merkezlerinin de talep görmesi kaçınılmaz. Büyük şehirlerin bu paralel alışveriş seçeneği hep sürecektir, yürüyüş yolunun üzerinde girebildiğinle, arabayla veya metroyla gidilebilen şehir dışı alanlardakilerin cazipliği.
Amerika'nın en büyük alışveriş merkezi olan Minnesota'daki "Mall of America" her yıl ortalama 42 milyon kişi tarafından ziyaret edilmekteymiş. İstihdam açısından da alışveriş merkezleri önemli bir sektör oluşturmaktalar. 1997 verilerine göre sadece Amerika'da alışveriş merkezleri 10 milyon kişiyi, 2007 ise bunun üstünde çalışanı istihdam etmektedir. Alışveriş merkezleri endüstrisi, Uluslararası alışveriş merkezleri Derneği'nin (International Council of Shopping Centres- ICSC) 1957 yılında Amerika'da kurulması ile resmi organizasyonuna kavuşmuş ve aradan geçen kırk yıllık sürede ICSC 40 bin civarı üyesi bulunan dünya çapında bir kuruluş haline gelmiş. Bu çatı kuruluşun içinde Türkiye alışveriş merkezleri ve perakendeciler derneği de yer almakta.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder